Yaşamak yürek ister...
Mayıs 23, 2012, 05:25:53 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.
Duyurular:
 
Ana SayfaYardımAraGiriş YapKayıt

Reklamlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır


Gönderen Konu: Yaşamak yürek ister...  (Okunma Sayısı 321 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
 
NisaN
Aşk-ı Kıyamet
Administrator
Yeni Üye
*****

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2250




Asi Yürek


« : Şubat 01, 2010, 11:43:27 ÖÖ »


    Yaşamak yürek ister; belki de bu yüzden dünyaya gelenlerin çok azı yaşar.
Çoğunluğu yalnızca yaşadığı günü kurtarır, var olmakla yetinir ve kendi varlığı altında ezildikçe ezilir.
Değiştiremeyeceği gerçekleri olduğu gibi kabul etmek ve bu değişmezlikten kendine yeni bir yaşam sevinci yaratmak da yürek ister;
değiştirebileceğini değiştirmeye çalışmak da.
Sanıldığı gibi insanı korkutan; dünya, zorluklar, yaşam koşulları ya da başkaları değildir.
İnsan en çok kendisinden korkar; kendi duygularından, kendi güçsüzlüklerinden, kendi zaaflarından,
kendi acılarından, kendi coşkularından ürker. Yaşama her dokunuşunda, duygularının alevlenip kendisini yakacağından çekinir.
Onun için kaçar yaşamdan, aşktan kaçar, öfkeden, hareketten, sevinçten, kendisinden kaçar.
Korku yüzünden yaşanamamış bir yaşamı ellerinde taşımaktan yorularak,
kendisine uydurduğu bin bir türlü mazeretle yaşama arkasını dönmeye, gizlenmeye uğraşıp, gizliden gizliye yok olmaya çabalar.
Korku kendine acımayı getirir; kendini zavallılaştırmaya baslar yaşamdan korktukça.
Yaşamla yüz yüze gelmektense ağır ağır erimeyi tercih eder.
Korktukça azalır gücü; korkuyla yaralanan bedeni artık en küçük bir dokunuşta acıyla inler.
Her acıda korkusu biraz daha artar ve girdap gibi çeker içine güçsüzlük onu.
Kendi korkusuna kalkıp kader der sonra, korkuyu değiştirilmez bir gerçek, alnına yazılmış bir yazgı olarak görür.
Yeni bir aşkın düşüncesi bile titretir onu. Kalabalıktan korktuğu kadar yalnızlıktan da korkar.
Hayatın hiçbir haline dayanamaz durumlara gelir. Sırtında yaşayamadığı hayatı, önünde yaşanacak günleriyle,
kendi geçmişiyle geleceği arasında sıkışır kalır artık.

    Kendi duygularıyla kuşatılır; döndüğü her yanda bir düşman gibi kendi duyguları çıkar karşısına.
Şu yana dönse orada bir mutluluk vardır ama o mutluluğu değil mutluluğun arkasında gölgesi sezilen acıyı görür.
Bu yana döndüğünde bir isyanın şevki vardır ama o isyanın çekiciliğini değil o isyan için ödenecek bedelin ağırlığının fark eder.
Beri yanında bir aşk bekler onu ama o aşkın arkasından gelebilecek terk edilme ihtimaline diker gözlerini.
Her kıpırtıyla örselenebileceğinden çekindiği için kıpırdayamaz bile yerinden;
yaşama yaklaşabilmek için bir tek adım bile atmaya yetmez cesareti.
Ona sevinci gösterseniz; "ya sonra" diye sorar! Aşkı gösterseniz, gene ayni sorudur onun aklini kurcalayan;
"ya sonra"! Öfke, coşku, dostluk, sevişme, başkaldırı, direnme hep aynı soruyu sürükler peşinden; "ya sonra".
Bilinmeyen bir "ya sonra" için bilinenlerin hepsini ıskalamayı kabullenir. Ama ne garip, duygularından,
yaşanacakların sonrasından korkanlar, acıdan sakınanlar çeker en büyük acıyı.
Yaşanmamış bütün duyguları zehirli sarmaşıklar gibi boy atıp ruhlarına dolanır.
"Sonrası umurumda bile değil" deyip yaşamla kucak kucağa gelenlerden çok daha fazla yarayı yaşayamadıkları için alırlar.
Yakınıp dururlar; çektikleri acılardan söz ederler.
Acıyı da çekerler gerçekten ama acıdan korktukları için bunca acıyı çektiklerini görmezler bir türlü.
Yaşamanın cesaret istediğini fark edemezler. Onun için çok az insan yaşar; çoğunluk yalnızca gününü kurtarır.
Yaşanmamış günlerin altında inleyen çaresiz bir köle gibi yitik bir hayatı taşır güçsüz omuzlarında.

    Kendi gerçeklerimiz, kendi duygularımızdır bizi böylesine ürküten;
çatal diliyle tıslayan bir yılan görmüş tavşan gibi kendi kendimizi hareketsiz bırakan.
Ve ne kadar çok korkarsanız, korkunuz o kadar artar. Ne kadar yaşarsanız, cesaretiniz o ölçüde bilenir.
Yaşayamıyorsanız eğer, bu başkalarından dolayı değildir. Sizi güçsüzleştiren, sizi çaresizleştiren, sizi isyanlardan alıkoyan,
değiştiremeyeceklerinizi kabul etmenize engel olan, değiştirebileceklerinizin üstüne gitmenize izin vermeyen,
sizi yaşatmayan, sizin kendi korkularınızdır.

    YAŞAMAK YÜREK iSTER ÇÜNKÜ.

    OSCAR WILDE
Logged


Yaşamak isterken delice bazen ölmek için can atıyorum..

Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 8239


View Profile
Re: Yaşamak yürek ister...
« Posted on: Mayıs 23, 2012, 05:25:53 ÖÖ »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

GİRİS  KAYIT
Anahtar Kelimeler: Yaşamak yürek ister... oyunları, Yaşamak yürek ister... programı, Yaşamak yürek ister... oyunu indir, Yaşamak yürek ister... program yükle, Yaşamak yürek ister... download, Yaşamak yürek ister... hikayeleri, Yaşamak yürek ister... resimleri, Yaşamak yürek ister... haber, Yaşamak yürek ister... yükle, Yaşamak yürek ister... videosu, Yaşamak yürek ister... msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
aksi_istikamet
Ferhat
Administrator
Yeni Üye
*****

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 6667


www.beyazesyaserviscim.com

Bana Dair


WWW E-Posta
« Yanıtla #1 : Şubat 01, 2010, 12:34:29 ÖS »

Mükemmel bir yazı, paylaştığın için teşekkürler
Logged

Ben bir demirim, mıknatıstan kaçıyorum.
 
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır


Gitmek istediğiniz yer:  
Film Dizi Video Şiir Bilgi Paylaşım Sitesi - Toplist
Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2008, Simple Machines
MySQL | PHP | XHTML | CSS
Kadın, Çoçuk Sağlığı, Yemek Tarifleri, El işleri,Evlilik, Doğum