…Ve son
Hayat bazen size karşı o kadar acımasızdır ki en sevdiğinizden ayrılmak zorunda kalırsınız.
Böyle durumlar da hayat durgun bir su kadar ağırlaşmıştır sizin için yada hiç akmaz. Bir zamanlar onsuz yaşayamayacağınızı düşündüğünüz insan yavaş yavaş yabancılaşır size, bu yabancılaşma öylesine yakar ki canınızı sanki iki kocaman el boğazınızı sıkar hem canınız ölesiye yanar,hem de şikayet etmek için sesinizi çıkaramazsınız.
Siz aslında çığlıklar atıp bağırmayı yeğlersiniz susmak yerine ama seçimleriniz de alınmıştır elinizden süresiz ; yaşam sizi nereye iterse o yöne doğru gidersiniz. Ayrılık, yalnızlık o kadar korkutur ki sizi, canınızın yanacağından o kadar korkarsınız ki, gitmekle kalmak arasında ki ikilemin canınızı daha çok yaktığı aklınıza bile gelmez .
Bir dost eli ararsınız çevrenizde, saatlerce anlatırsınız derdinizi, sıkıntınızı ama bu da acıtır canınızı bir zamanlar çok mutluyken şimdi ayrılığı anlatmak ağır gelir size, zaten bir süre sonra kimsenin sizi anlamadığını düşünürsünüz vazgeçer üzüntünüzü içinizde yaşarsınız.
Ayrılık sürecini bitirip yalnızlığa alışmak zorunda olduğunuzu anladığınız an sert bir duvara çarpar ve kendinize gelirsiniz cesaretiniz kırılmış bir insan yüzünden herkese karşı güveninizi yitirmişsinizdir. Çevrenize kalbinizi süresiz kapattığınıza dair nutuklar atarsınız sık sık , çünkü kalbinizin tekrar kırılmasından korkarsınız. Giden anıları bırakmıştır ardında onlarla yaşarsınız bir süre zamanla üzülmek ağır geldiğinden onlardan da vazgeçersiniz.
Uzun zaman sonra hayatın devam ettiği gelir aklınıza gideni,anıları,hatıraları,üzüntünüzü en önemlisi kalbinizi kocaman kilitleri olan kocaman bir sandığa saklarsınız…. Bir daha üzülmemek için…
En azından denersiniz...bee